Neredeyse Adem şeytan ile barıştı
Ama sen anlamadın ve bir adım gelmedin
Kör inadından kapkara kesildi
Pırlanta gibi taşlar
Herkese her şeye eğildi çaresiz
Kimseye eğilmez başlar
Ama sen çok iyi biliyorsun
Nice sevildiğini
Anaların göğsünde hamayıl
Sevgilinin başında taç olup gezdiğini
Firavunca kamçılar şaklıyor sırtımda
Asiye olup dikiliyorsun karşıma
Sanki hep gülüyorsun
Gelmiyorsun. Ne acı, ama olsun
Ağır sancılarla doğar
Gürbüz çocuklar.
Çekilmez çilelerle gelir
Muhteşem aşklar.
Olur olmazlarla muhal olanlar
Yeşerir ümitle beslenerek,
Elbet solanlar
Zor ölür zor, ölmez doğanlar
Ufka bak şimdi
Karanlığın en koyu zamanı
Korkma bu an
Günün fecre en yakın anı
Ey hanemin muhteşem gelini
Artık çekinme gel uzat bana elini
Isbatı sadakat mı diliyorsun?
Söyle ne istiyorsun?
Mehrinin bedelini iste benden
Mehrim ve keffaretim
Hasretinin dehşetine sabır
Ve bunca katlanmak olsun
Bu hasreti mehrin say
Biliyor musun
Gel ,intizar eşeddü minennarîdır
Gel ,bekletme gel
Gel ,ağlatma gel
Dünyayı aya, ayı güneşe
Günü aya ,beni sana hasret bırakma artık.
(Sn. Mustafa İslam’a verdiği ilham için derin saygılarımla.)
