İ Ç İ N D E K İ L E R

Elinizdeki şiir kitabı, insanı ve insana dair her şeyi seven ; sevgi ve muhabbetin herkesi kavraması arzusunda olan bir gönül ehlinin kalbi duygularını yansıtmaktadır.
Sizin için.

Hüseyin TANRIKULU

Mayıs 2000-İSTANBUL



1- ŞİİR
2- ŞAİR
3- ALLAHIM
4- İLTİCA
5- KUTUB YILDIZI
6- MAHBUB-U İLAHİYE
7- EYLÜL’ÜN GÖZYAŞLARI
8- GECELER
9- GÖNÜL KAPISI
10- MASKARA
11- MECBURİ GİDİŞ
12- MUHTEŞEM GELİN
13- MUTSUZLUK PİRİ
14- NİRVANA
15- O KADAR
16- OLMASAYDI
17- OLMUYOR
18- OYNAMA
19- ÖLESİM GELDİ
20- ÖLEYİM
21- SANA DAİR
22- SEN
23- SENİ
24- SEVDİĞİM TEK İNSANA
25- NE OLUR
26- SOBE
27- SÖYLE
28- SULTANIM
29- SÜRECEK
30- ŞİŞEDE MEKTUP
31- TADIM KALMAZ
32- ÜMİD
33- VURGUN
34- YAZI
35- YOL
36- YÜRÜYEREK
37- ZAMAN
38- ACEP
39- GURBETTE AŞK
40- HARMAN ZAMANI
41- İLK AYRILIK
42- HEYHAT
43- MAHVİYET
44- GÖZLERİM
45- KEDİ
46- ES RÜZGAR
47- DÜĞÜN
48- CANIM SEVGİLİM
49- BULUNMAZ AŞK
50- BİR SEVDA
51- BİR RÜZGAR
52- BİR BAŞKA
53- BENİM
54- SEVGİLİME
55- BAK
56- FARKLI FAZLALIK
57- VEDA
58- VASİYET

ŞİİR


Dümdüz söylenemeyeni,
Eğri-büğrü söylemektir şiirler.
Yada dümdüz söyleyeyim;
Kaçmaktır, kovmaktır,
Kaçırmaktır, kovalamaktır.
Oynamaktır, ağlamaktır,
Sonra dönüp geri,
Pişman olmak.
Riyadır şiirler,
Riyakarlıktır.
Adını koymaktır birilerinin;
Ad bulamamaktır.
Geceleri sabaha dek kıvranmaktır.
Haykırıştır şiirler,
Bazen karanlık bir boşluğa.
Serzeniştir, sitemdir, ricadır.
Yalvarmadır sevgiliye,
Bazen aydınlıktır,
Pırıl pırıl bir sema.
Bazen bir depremdir,
Tufandır, talandır, yalandır.
Yalancıdır şiirler.
Bazen doğan bir güneş,
Görünmeyen ay bazen.
Bazen bitmeyen gün.
Tükenmeyen bir saat.
Bazense asırlık bir yıl,
Bazen de saniyelik asır.
Vakitsiz misafirdir,
Ama olsun iyidir,
Şiirdir ne yapsa yeridir.

Bir gariptir şiirler,
Bazen ağlatır insanı,
Bazen kırar güldürmekten.
Bazen de yıkar diz üstü,
Gece gündüz düşünmekten.
Merhametlidir bazen,
Bazen de çok insafsız,
Acımasızdır şiirler,
Çok vicdansız,hilafsız...
Çıkar yaydan çıkmışça,
Çıkar dönmez ok gibi,
Ne hançer, ne süngü,
Ne kama, ne kılıç,
Yaralamaz kalpleri,
Yıkmak için insanı
Bir mısrası çok gibi...

Şiir yıkmaktır, yakmaktır...
Nehir olup akmaktır,
Hayat vermektir duygulara,
Geri dönüp bakmaktır.
Şiir deryadır hem de,
Ummandır, engin ufuklarlı.
Yaşamaktır,
Ölmektir, öldürmektir.
Anlamaktır, anlatmaktır,
Anlamamaktır bir türlü,
Hem kördür, hem duyarlı.
Ovadır, çöldür, ormandır,
Yemyeşil vadi, sıradağdır.
Zirvedir tepesi karlı,

Şiir uçtur, uçtadır, uçandır.
Tam ortadadır bazen,
Bazen de çok geride.
Sürükler akılları,
Bazen en ileride.

Şiir tepelerdedir,
Hep zirvede, semada,
Bir hayal dünyasıdır,
Gerçeği masivada...
Şiir bir yakarıştır.
Gülmedir, ağlamadır,
Güldürmektir, ağlatmaktır.

Bir gönül şarkısıdır şiir.
Bestelerde yaşayan,
Bir sevda türküsüdür,
Dudaklarda terennüm,
Gönüllerde sevda,
Kalplerde aşk,
-gözlerde nur...
Çeşmi siyaha bir ok gibi,
Durdukça saplanan bir kirpiktir.

Bir ağıttır bazen;
Bir bozlak yüreği kavruk.
Bazen bir gazeldir dillerde,
Zülfü yardır, kıvrık kıvrık.

Şiir bir duadır.
Hem de niyazdır.
Çeşmede su, çim üstünde çiğ,
Hem de yardır.
Pınar başında ahu gözlü,
Burçak tarlasında selvi boylu,
Evinde masum, melek huylu.
Ay yüzü yıldız görmüş,
Mühür gözlü, sunam; soylu yar...

Şiir bir sitaredir,
Bin nazdır ona buna...
Şiir yazmaktır duyguları,
Kazmaktır mezarları.
Şiir zalimdir, katildir.
Hapseder hayalleri,
Katleder duyguları.
Kırar-döker her şeyi,
Mahveder arzuları.
Sonra durur,
Can çekişir yaralı yüreklerde...
Vurur, vurulur, kanar, kanatır.
Hem yakar, hem söndürür.

Şiir zehirdir aslında.
Damlası panzehirdir garibe,
Aşığı bir kat resi öldürür.
Bir hecesi güldürür,
Bir kelimesi yok eder,
Bir cümlesi süründürür.

Bazen uzun yoldur şiir.
Sıladır özlenen bazen.
Bazen bir mezar taşı,
Yazılarına resmedilmiş.
Yarimin kalem kaşı...
Sanki taşlaşmış iki mısralık yazıda.
Ah benim
Al yanaklım,gül dudaklım,
İnce bellim,tatlı dillim,
Destanım benim,
Gazelim, güzelim şiirim;
“-Ah kara bahtlı yarim,
Gönlümde tahtlı yarim,
Dilleri tatlı yarim.
Şairim benim...

Keşke seni hiç okumasam,
Sana hiç yazmasaydım.
Keşke
Ben hiç kimseyi,
İdealsiz, hayalsiz bırakmasaydım.
Ve keşke,
Kimsenin elinde maskara,
Kimseye yar,
Kimseye sanal sevgili,
Pis zampara olmasaydım...

İşte böyledir dili şiirin,
Bir hitaptır şiirler,
Bir kitaptır,
Romandır, hikayedir.
Hayaldir düşündüren,
Anlamsız vikayedir.
Gerçek hayatta sevdirir,
Aşık eder canları,
Sanal alemde yok eder.
Şiir bir şöhret rehberidir,
Çünkü Kitapta yazar
Meczublar eseridir.
Sofraların mezesi,
Gönüller eğlencesi,
Dersiz başların belası,
Tuzsuz aşkların tuzu-biberi.
Bazen de ne acı ki;
Pis hovardaların dilberi,
Namuslunun yüz kiri,
Serserinin biri yapar insanı...

Bu şiir var ya şiir;
Bazen tam bir cinnettir.
Bazen yüceltir ruhları,
Hani neredeyse hemen,
Girilesi cennettir...
Hem bazen aşk,
Hem bazen sevda ve muhabbettir.

Şiirde; sevmezsen bir gün,
-Sen beni hiç sevmedin ki dedirtir.
Sevmiyorum deme sakın,
Ruhunu ejderhalara yedirtir.

Şiir bir firaktır, ayrılık ötesi.
Dalında kurumuş yaprak,
Kökünden sökülmüş fidan,
Bazen kapkara vicdan...

Şiir yolunmuş saç,
Oyulmuş iki göz,
Hançerlenmiş bağırdır,
Şiir elemdir, kederdir,
Yazılmamış kötü kaderdir.
Talihsiz bir talihtir.
Gülmeyen yüz,
Hiç güldürmeyen sevgili,
Yaş gelmeyen kuru göz,
Hiç ağlatmayan çile.
Teslim alır karanlıklarda,
İnsanı bile bile...

Haykırıştır ufuklara bomboş,
Kalan bir sadadır kubbede,
Hoş mu hoş, boş mu boş...

Şiir teslimiyettir,
Masumu affetmedir.
Yargısız infazdır bazen,
Şiir cellattır,
Katil yerine tutup,
Maktule ip geçiren.
Bin kere asıp öldüren seveni,
Sonra durup iç geçiren.
Güneşle gurubeden,
Aya mehtaptır her dem.

Şiir bir buluttur,
Yağmurla gelen.
Yağmursuz berekettir,
Yağmursuz zulmet bazen.
Şiir yağmurda seldir,
Afettir vurup geçen
Şiire ruh verilmez,
Önlenemez yağmurun gelişi.
Ne var ki bazen rahmet,
Bazen de beşer işi...

Şiirsiz hayatlara hayranım,
Yağmursuz buluta da.
Şiire teslim oldu yüreğim,
Bulutsuz yağmura da.

Ne semada melekler,
Ne bulutta yağmurlar,
Ne yerde çimenler, güller,
Ne kuşlar, ne bülbüller,
Hiçbir şey ve hiçbir kimse
Anlamadı derdimi.
Gördün mü güzelim;
Ben de şiire verdim kendimi.
Şimdi aklın dışında, felaket içindeyim.

Şair oldum bak şimdi.
Yazdıkça yazasım gelir,
Okudukça çıldırasım,
Duydukça ölesim,
Ağladıkça gülesim,
Her şeyini bilesim gelir.
Ne kötü değil mi,
Seni sırlarından söküp,
Çırıl-çıplak soyasım gelir...
Ne kötü değil mi,
Bir yılan olup koynunda uyumak.

Ne güzel değil mi;
Rüyalarda hayal üstü gerçek.
Bak yine açıyor.
Bahçemde papatyalar,
Menekşeler, güller, zakkumlar
Ve zıkkım olası çiğdemler.
Burcu burcu çiçekler,
Biri hariç, hepsini deresim gelir.

Aç kapını diye yalvarırım,
Kaybederim biran kendimi,
Yine cennetine giresim gelir.
Şiir yazdım sana,
Okuyayım mı derim.
Gözlerim buğulu,
Gırtlağımda düğümler,
Boynu bükülü, cevabını beklerim.
Kollarına uzanıp,
Hepsini okuyasım gelir şiirlerimin.
Okuyup ağlayasım,
Ağlatasım,
Gözyaşlarını ellerimle,
Titreyerek
Silesim gelir.
Yapamam hiçbirini,
Çünkü bu bir şiirdir.
Tıpkı seninkiler gibi,

Hayal görmüşüm yine.
Oysa kapına gelmek,
Gelip içeri girmek, çok zor.
Sendeki de çok kötü,
Rezalet bir kibirdir.

Bak şairim;
Dök taşları eteğinden,
Kır kalemi, çık oradan,
O kahrolası sanal dünyayı,
Kahpe dünyayı terket,
Gerçekler daha güzel.
Şiirlerini hep, hep benim için yaz.
Girmesin aramıza şeytan,
Olmasın hiç naz niyaz.
Çünkü dinle,
Belki bir şeyler hatırlarsın.

Şiir bir çizgidir bana göre.
Güzel ve çirkin arasında.
Bir yanda gerçekler,
Öbür yanda sen,
Ve aklımda olmayacak şiirler.

Sen ise her şeysin benim için.
Sade bir arzu değil,
-hiç kimselerin arasında.
Bir yanda sen,
Öbür yanda hep yine sen.
Ve aklımda olmayacak şiirler.
İçimde ise hep böylesine
Olması gerekenler...

Benim asla,
Güneşe isyanım da yok.
Hiçbir zaman olmayacak.
Akıl yerinde olsa hatta,
Kehkeşanları da bulacak.

Ama bak gözüm nuru;
Havadan temiz huyum,
Yağmurdan saftır suyum,
Kucaklar kadar sıcak,
Bulut gibi yumuşak,
Ruhları yıkayacak...
Şiirleri ruhuma, ruhumu şiirlere,
Beni sana, seni Allah'ıma...
Bundan böyle ne sana,
Ne de biçare bana.
Artık kim acıyacak?

Oysa ruhum şiirlerde bezgin,
Hayallerde azgın,
Düşüncelerde bıçkındır.
Mısralar arasında,
Ya düşman, ya dost olur.
Fikirler tepe-taklak,
Hayaller mum sarısı.
Düşler sıraya girmiş,
Sırlarına bir kındı,

Derin hülyalarım var,
Karanlık dünyalarım;
Bende her şey var ama,
Ben ancak senle varım...
Seni ve şiirleri
Bir araya alamam.
Her şeysiz kalır ama,
Sensiz asla kalamam.
Şiir yazma dur artık,
Dur artık anlayamam.
Ufukta yoklar için,
Varları yok sayamam.
Bilirsin ki bilmezler,
Bilmezsin ki bilirler.
İnsanlar hep aynıdır,
Hepsi senin gibiler.

Nihayeti şiirdir yazılan duygu seli.
Anlaşılması ne zor insanı eder deli.

Şairim benim, Şiirim, her şeyim,
Ruhum sevgilim,
İstersen yine yaz...
Yağmur ol, kar ol,
Ya da irice dolu.
Yen içinde kırılsın,
Sevdalıların kolu...

Bilmesin sırlarını,
El-alem anlayamaz,
Bir şiir devlet yıkar,
Şeytanı bağlayamaz.

Bir pişmanlık olmasın,
Işığımız sönmesin,
Aşkımız vardı hani,
Bir şiire dönmesin.

Yaz, çiz, oku, okut,
Ne istersen yap ama,
Dünyaya değil asla,
Allah'ına tap ama.



ŞAİR


Ben şair değilim,
Şiir yazamam.
Ölmeden kendime,
Mezar kazamam.
Hayale sevinmem,
Düşe kızamam.
Oturup delice,
Şiir yazamam.
Sevmekse severim,
Sonuna kadar.
Nefreti hiç bilmem,
Kinle yatamam.
Yalana yaslanmam,
Yalaklık etmem.
Seversem birini,
Daha atamam.
Aç gezer kimseye,
Vermem sırrımı.
Kimseye gücenmem,
Küslük yapamam.
Tok olurum,
Bundan böbürlenemem.
Severim düşkünü,
Caka satamam.
Ben böyleyim,
Asla kötü olamam.
Kimseyi sebepsiz,
Dile dolamam.
Ben deli değilim,
Şair olamam



.

ALLAHIM

Her ne yaptım ise,
Güzel Allahım
Hep Senin rızana
Uysun istedim.

Salavat getirip
Canım İlahım,
Ravza’da Resulün
Duysun istedim.

Abdest alıp dedim,
Budur silahım
Mizanıma Rabbim
Koysun istedim.

Kalp kırmamaya
Özen gösterdim
Nazargahın nurla
Dolsun istedim

Beni Sen var ettin,
Günahım çoktur.
Mağfiretin boldur,
Olsun Allahım

Sevap işlemeye
Mecalim yoktur.
Aczi de yaratan
Sensin Allahım.


.

İLTİCA

Her ne görsem kainatta,
Senden güzel izler var.
Sırlara saklanmış eşkal,
Anlaşılmaz gizler var.

Sen Halik'ı Zülcelalsin,
Cemaline kurban olduğum
Her güzelde tecellisine,
Divanece hayran olduğum.

Cezana razıyım, teslimiyetle.
Celaline ise sınırsız korkum.
Mağfiretin engin olur Allahım,
İlticam Sanadır Yüce İlâhım



.

KUTUB YILDIZI


Yıldızlar seyretmede nihayetsiz semada
Gönlümü sürüklüyor ardınca masivada
Gelip geçiyor çoğu biriyse hep orada
Yıldızlar görüyorum ufuklarda durmada

Bir yıldız tanıyorum ezelden pırıltılı
Nuruna erişmenin bedelsizdir hatırı
Bir yıldıza bağlandı o taşlaşmış yüreğim
Ta ezelden ebede kavuşmaktır dileğim

Bir yıldız biliyorum Hind elinde yatmakta
Şarktan garbı kavrayan elini uzatmakta
Bir yıldız tanıyorum, Müceddidler Şahıdır
Hicranı bu ümmetin çekilmez günahıdır

Bir Yıldız tanıyorum Ahmet Faruk'tur ismi
Asırlar önce kaydı, gözümden gitmez cismi
Cismi canım fedadır yoluna Erenlerin
Kalbimle koşuyorum ardınca gidenlerin

Bir yıldız tanıyorum ebedi pırıltılı
Kapanmayan yaremde merhemi çalıntılı
Bir yıldız tanıyorum, bilinesi sitare
Ben ise bir mum gibi mecalsizim ne çare



.

MAHBUB-U İLAHİ’YE


Gönüller Sultanıdır,
Nizam-ı âleme nûr
Aşkın mânâsı buysa,
Mâşuku işte budur.

Dergâhına nûr yağan,
Bereketler fışkıran
Dertlilere devâ bu,
Mahbub-u Hûda budur.

Kalbleri aydınlatan,
Gönüllere yol açan
Fakirlere çare bu,
Sahibi geda budur.

Sultanul Meşayıhtır,
Mahbub-u İlahidir.
Nizameddinídir adı
Kutublar kutbudur bu.

Yüz koyarak kabrine
O an ölesim gelir,
Girip de merkadine
Yüzün göresim gelir.

Nasib olur mu aceb,
Vechiyle şereflenmek ?
Görüp de ahirette
Şefaatin dilenmek.

O'na gönül bağlamak,
O'na bağlanmak başka,
O'nu sevmek ayrı şey
Aşık olmak bambaşka.

İsterdim dergahında
Bir fakir köle olmak,
Garibhanede kalıp
Oralarda can vermek.

Çağırdın yine geldim
Huzuruna ey Mahbub,
Yüz sürmeye taşına
Yaş dökmeye başına

Yüzüm yok huzurunda
Bir lahzacık kalmaya
Bu ağızla ruhuna
Fatiha yollamaya.

Hasta, mücrim bendene
Bu zavallı kölene,
Acı da şefaat et,
Akıbeti hayrola.

(Yeni Delhi - 1992 Nizameddin Evliya Hazretleri Dergâhından.)