MAHBUB-U İLAHİ’YE
Gönüller Sultanıdır,
Nizam-ı âleme nûr
Aşkın mânâsı buysa,
Mâşuku işte budur.
Dergâhına nûr yağan,
Bereketler fışkıran
Dertlilere devâ bu,
Mahbub-u Hûda budur.
Kalbleri aydınlatan,
Gönüllere yol açan
Fakirlere çare bu,
Sahibi geda budur.
Sultanul Meşayıhtır,
Mahbub-u İlahidir.
Nizameddinídir adı
Kutublar kutbudur bu.
Yüz koyarak kabrine
O an ölesim gelir,
Girip de merkadine
Yüzün göresim gelir.
Nasib olur mu aceb,
Vechiyle şereflenmek ?
Görüp de ahirette
Şefaatin dilenmek.
O'na gönül bağlamak,
O'na bağlanmak başka,
O'nu sevmek ayrı şey
Aşık olmak bambaşka.
İsterdim dergahında
Bir fakir köle olmak,
Garibhanede kalıp
Oralarda can vermek.
Çağırdın yine geldim
Huzuruna ey Mahbub,
Yüz sürmeye taşına
Yaş dökmeye başına
Yüzüm yok huzurunda
Bir lahzacık kalmaya
Bu ağızla ruhuna
Fatiha yollamaya.
Hasta, mücrim bendene
Bu zavallı kölene,
Acı da şefaat et,
Akıbeti hayrola.
(Yeni Delhi - 1992 Nizameddin Evliya Hazretleri Dergâhından.)
