İşte Eylül de bitti
Ben hala gelemedim.
Çıkamadım karşına,
Islanmış sırılsıklam.
Islanmış saçlarımla,
Gšz yaşımdan bir deniz.
Ummanlar getirmeliydim,
İşte Eylül de bitti.
Ama sen de gelemedin.
Göz yaşlarından selleri,
Yürek zarından yelkenleri,
Üfürüp şişirecekti.
Seni bana getirecekti.
Gelemedim, gelmedin,
Ben Yakup'layım
Seni Yusuf bilerek
Ellerinden gözlerimi
Ardın sıra yolladığım
Gözlerimi getirecektin.
Gelmedin, gelemedim.
Oysa, böyle değildi kavlimiz,
Olduğu yerde küflenmeyecek,
Küf kokmayacaktı ayrılıklar.
Dosta, düşmana
Ele güne karşı sen;
Beni hacil bırakmayacaktın.
Aşkın yüreğime saplanmış.
Bir bıçak gibi sızlatıyor.
Ama bu kadar ayrılığın,
Böylesi firakın adını koyamıyorum.
Bilseydim imrenir miydim?
Sevenlere, sevilenlere.
Kuşlara, çiçeklere,
Aylardan Eylüle
Vakitlerden akşama,
Meftun olur muydum?
Şimdi sadece uzakta
Kokunu hissediyorum,
Burcu burcu, türüm türüm,
Tüm nefasetinle kucakta,
Hep seni okşuyorum.
Bir fakirin eline tutuşturulan,
Sıcak bir ekmek gibi.
Bulutlar üstü semada,
Dokunamadığım melek gibi,
Hep seni bekledim.
Kapı önlerinde ayakta,
Gözlerim ufuklarda,
Ufuk ötesi uzaklarda,
Ama nafile
Sen gelmedin,
-sitemlerin geldi,
Nefretimsi sitemlerin.
Derin nefret olmadan,
Derin muhabbet olmaz mı?
Demek olmazmış,
Böyle demiştin.
Hatırladın mı güzel sevgili?
Ama bak,
Senin;
Acın geldi,
hıncın geldi,
Nemrudi ateşin geldi.
Maskeler vurulmuş,
Hayalin geldi.
Eylülde gelmedin,
Ben de gelemedim,
Güzün geldi,
Kışın geldi.
Gözlerimin önüne,
Gözün geldi, yüzün geldi,
Kirpiğin, kaşın geldi.
Ama sen gelmedin.
Edibin dediği gibi tıpkı,
Firavun'un geldi,
Haman'ın geldi,
Karun'un geldi,
Ama Harun’un gelmedi.
Herkes geldi,
Her şey geldi,
Ama sen gelmedin,
Şeytanın geldi,
Tufanın geldi,
Kenan'ın geldi,
Bütün zalimlere,
Taş çıkartan
Düşmanın geldi,
Ama sen gelmedin,
Ben mi, ben ise,
Gelemedim.
Bak görüyor musun?
Sevdamızı süpürüyor,
Firavun'un çöpçüleri.
Hatıralarımızı yığmış kenara,
Tek tek kundaklıyor.
Bacamıza baykuşlar tünemiş.
Mabedimize put dikecek,
Azerleri arıyorlar.
Şeddat, Haccac gibi.
Neron gibi Hülagü gibi.
Eli kanlı bebeler doğuyor.
Güzelim sevdaları.
Boğup boğup gömüyorlar.
Güneşi, sevgiler yüzünden,
Sevenler yüzünden tutuyorlar.
O da tutuluyor.
Vur emri veriyorlar,
Çaresiz vuruluyor.
Hayatın rengi diye,
Yeşilin her tonunu,
Çarmıha geriyorlar.
Baharı kovuyorlar,
Sonbaharı vuruyorlar.
Dişini sıkıyorlar kışın.
Yaza veda bile edemiyorum.
Donup kalıyor ortada.
Hiçbir yere gidemiyorum.
Yerin üstü yaşanmaz oldu.
Neyse ki altı yetişti imdada.
Bir daha ikaz edecek mi?
Hiç bilemiyorum.
Ama sebepsiz de olmuyor.
Bak işte,
ölemiyorum.
Kaderden öte
gidemiyorum.
Kaderden beri
gelemiyorum.
Sen de gelemiyorsun.
Çileyi kardeş seçtin kendine.
Nuh'un tufanı,
İbrahim'in ateşi,
Musa'nın asayı,
Eyyub'un yaraları.
Seçtiği gibi,
Bir kafir inadı seçtin,
Küfrü inadi gibi.
Halbuki hala bilemiyorsun,
Senin için yanan yüreğin,
Çekilen her ahın
bir bedeli var.
Uğruna katlanılan her halin de.
Senin için dökülen yaşlar,
Ummana karıştı.
Damla damla sel oldu.
.
